|
Yenidoğan
döneminde intrakraniyal kanamalar önemli bir klinik sorundur.
Önemi göreceli olarak oldukça sık görülmesi ve sık olarak
da ciddi nörolojik sekeller ve hatta ölümle sonuçlanması ile
ilgilidir. Germinal matriks-intraventriküler kanama (GMK-İVK-
germinal matriks ve beyin boşlukları içine olan kanama) yenidoğandaki
intrakraniyal kanamalar arasında en sık görülen kanama şeklidir
ve preterm yenidoğanlar için karakteristiktir.. Sıklığı doğum
tartısı azaldıkça artar. Genel olarak pretermlerde % 15-20
arasında görülür, doğum tartısı 500-750 gr arasında olanlarda
% 60-70 civarındadır.
Preterm
yenidoğanlarda bu tür kanamaların görülmesinin nedeni preterm
yenidoğanlarının beyin yapısı ile ilgilidir. Ventriküllerinin
çevresinde özellikle gestasyonun 24.-34. haftalarında çok
belirgin olan, hücreden ve damardan zengin jelatinimsi bir
yapı (supendimal germinal matriks) vardır. Hamilelik ilerledikçe
bu yapı küçülür, zamanında doğan bebeklerde çoğu kez kaybolur.
Bu oluşum içindeki damarlar kanamaya eğilimlidir. Beyin kan
akımını arttıran ya da bu akımda dengeyi bozan hipoksi, solunum
güçlüğü sendromu, pnömotoraks, solunum desteği tedavisi, kan
değişimi ve hızlı sıvı verilmesi gibi ani volüm genişlemesi,
kan şekerinde düşme, anemi, hipotansiyon, pıhtılaşma bozuklukları
gibi durumlar germinal matriks damarlarının yırtılması kolaylaşır.
Kanama germinal matrikse sınırlı kalabilir veya ventrikül
içine yayılır. Beyindeki ventriküller aracılığı ile kan beyin
zarları arasına (subaraknoit aralık) da yayılabilir. Beyin
dokusu içindeki lezyonlar iskemik kaynaklıdır ve kanama venöz
infarkta bağlı olarak gelişir. Genellikle tek taraflıdır.
Kanamaların
% 80-90'ı doğumdan sonraki ilk 3 günde gelişir. Bunların çoğu
da ilk günde olur. Vakaların % 20-40'ında tanı konduktan sonraki
3-5 gün içinde kanama ilerler. Kanamaların sadece % 10'u ilk
haftadan sonra gelişir.
Klinik
tablo çok değişken olabilir. Ağır şekilde ani bozulma olur;
derin koma, solunum düzensizlikleri, kovülziyonlar, gevşeklik
olabilir. Bu sırada bebeğin hematokritinde düşme, bıngıldakta
bombeleşme olur. Bradikardi, hipotansiyon ve ısı dengesizlikleri
gelişebilir.
GMK-İVK'sı olan pretermlerin % 25-50'sinde belirgin bir klinik
bulgu olmayabilir. En değerli bulgu hematokrit düzeyinde düşmedir.
Yenidoğan
yoğun bakım biriminde yatan her preterm bebek kanama açısından
risklidir. Bunlar uygun bir tarama programı çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Ultrasonografi en tercih edilen yöntemdir. Sık kullanılır,
güvenirliği kanıtlanmıştır. Germinal matriks ve yan ventriküller
içinde kanın varlığına ve miktarına göre kanama sınıflaması
yapılır. İdeal olarak özellikle 34 haftadan küçük preterm
yenidoğanlarda ilk 3. günde ve 7.günde ultrasonografi yapılmalıdır.
Prognoz
kanamanın ağırlığı ile ilişkilidir. Germinal matriksdeki küçük
kanama veya az miktardaki intraventriküler kanamada kısa vadeli
prognoz, kanaması olmayan pretermlere benzer ve ilerleyici
ventrikül genişlemesi olasılığı da azdır. Orta ağılıktaki
kanamalarda ölüm oranı biraz artar ve yaşayanların dörtte
birinde ventrikül genişlemesi gelişir.
Ağır kanamalarda
ölüm oranı %20'dir, yaşayanların yarısında beyin boşlukları
genişler. Kanamaya ek olarak beyin dokusu içine kanama veya
kanamaya bağlı infarkt olanlarda bu sorunlar daha da artar.
Uzun vadeli
prognoz ise büyük oranda beyin dokusu hasarı ile ilişkilidir.
Hafif kanamalarda majör nörolojik sekel oranı düşük, ağır
kanamalarda % 30-40 civarındadır. Ancak İVK'ya hemorajik infarkt
veya periventriküler lökomalazi (PVL- ventrikül çevrelerinde
kistler) eşlik ederse sekel oranı belirgin olarak artar.
|