|
RESPİRATUVAR DİSTRES
SENDROMU (SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ SENDROMU) (Prof.Dr. Zeynep İNCE)
|
| Respiratuvar
distres sendromu (RDS) prematüre bebeklerde görülen ve akciğerlerin
olgunlaşmamasına bağlı gelişen bir hastalıktır. Zamanında doğan
bebeklerin akciğerlerinde yeterli miktarda bulunan ve sürfaktan
denilen sabunumsu madde akciğerlerin nefes alırken genişlemesini
sağlar, nefes verirken de tamamen sönmelerini engeller. Erken
doğan bebeklerde bu maddenin eksik olması ve akciğerlerinin
tam anlamıyla gelişmemiş olması sonucu akciğerler yeterince
genişleyemez, hava ile dolamaz ve bunun sonucunda RDS gelişir.
Bebek ne kadar erken doğmuşsa, RDS gelişme riski o kadar artar.
Örneğin 26-28 haftalık doğan bebeklerin yaklaşık yarısında,
30-31 haftalık doğanların ise yaklaşık üçte birinde RDS görülür. |
| |
| Belirtileri: |
| RDS'nin
belirtileri, doğumdan sonraki ilk 4-6 saat içinde başlayan hızlı
soluma, soluk veriş sırasında inleme, bebeğin burun kanatlarının
açılıp kapanması, göğüs kafesinde "çekilmelerin" gözlenmesi
ve oksijen verilmediğinde görülen dudaklarda, tırnak diplerinde
ve yüzde morarmadır. |
| |
| Tedavi: |
| RDS'li
bebeklerin tedavisi mutlaka yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde
ve "neonatologların" (yenidoğan uzmanlarının) sorumluluğu
altında yapılmalıdır. Bu tedavinin temeli bir solunum cihazı
(ventilatör) ile bebeğin solunumuna yardım etmek ve eksik olan
sürfaktanı bebeğin akciğerlerine vermektir. Bunun için küçük
yumuşak bir tüp bebeğin soluk borusuna konarak bu tüp solunum
cihazına bağlanır. Böylece cihaz gereken miktarda hava ve oksijeni
bebeğin akciğerlerine pompalar. Bebeğin solunum durumunun nasıl
olduğu izlemek için belli aralıklarla (hastalığın ilk dönemlerinde
bu aralıklar yarım ya da 1 saat gibi çok sık olabilir) bebekten
kan alınarak oksijen ve karbondioksit gibi bazı maddelerin düzeylerine
bakılır. Sürfaktan ise, soluk borusuna tüp takıldıktan sonra
bu tüp aracılığıyla bebeğin akciğerlerine verilir, bazen 2 ya
da 3 kez tekrarlanması gerekebilir. Ayrıca bu bebeklere yoğun
bir destek tedavi de uygulanmaktadır (serum, antibiyotik, dolaşımı
destekleyen ilaçlar, gerektiğinde kan, plazma, damar yoluyla
beslenme gibi). Bazı hafif RDS'li bebeklerde sürfaktan verilmeden
ve soluk borusuna tüp takılmadan, sadece buruna yerleştirilen
küçük tüpler aracılığıyla (CPAP) solunum desteği vererek bebeğin
iyileşmesi sağlanabilmektedir. Bu durumda bebek yine solunum
cihazına bağlı olmakta ancak kendi kendine nefes alıp vermektedir.
|
| |
Bir çok
bebeğin akciğerleri bu tedavi ile tamamen iyileşmekte, bebek
solunum cihazı ve oksijenden ayrılmaktadır. Ancak bazı bebeklerde
erken doğuma, RDS'ye veya uygulanan tedavilere, çoğunlukla da
bu üçünün bir arada olmasına bağlı olarak bazı komplikasyonlar
görülebilir. Bunlar, akciğer zarları arasına hava kaçması (pnömotoraks),
kalpte "duktus arteriyozus" denen damarın açılması
(PDA), beyin kanamaları, bağırsakla ilgili sorunlar (nekrotizan
enterokolit), kronik akciğer hastalığı, sepsis ve prematüre
retinopatisidir.
Bugün için prematüre bebeklerde RDS'yi tamamen önlemek mümkün
değildir. Ancak erken doğum tehdidi olduğunda anneye steroid
hormonu verilmesi bebekte RDS gelişmesini önemli derecede
azaltmaktadır. Ayrıca doğum sonrası bebeğin sıcak tutulması,
uygun koşullarda yoğun bakım ünitesine sevk edilmesi de hastalığın
önlenmesi veya ağırlığının azaltılmasında etkilidir. Bu bebekler
için en uygun sevkin ise "anne karnında" olduğu ve
bu bebeklerin "yenidoğan yoğun bakım ünitesi "olan
bir merkezde doğması gerektiği unutulmamalıdır. |
|
| |
| |
| |
|