|
Birgün
annemlerden eve dönüyorduk ve eşim İbrahim (diğer bölümlerde
ondan İbo diye söz edeceğim) bana dönüp “seninle birşey
konuşmak istiyorum” dedi ve ben de içimden kesin annemlerde
ters birşey söyledim ona kızdı diye düşündüm ve bana
"artık çocuk sahibi olmanın zamanı geldi herhalde”
dedi ve o an tek kelime ile şok oldum diyebilirim.
O ana kadar buna çok meraklı olan ben bir anda ciddi
bir sorumluluk duygusu ile paniğe kapıldım ve “eminmisin
buna ani karar verdin herhalde” dedim. O da “hayır uzun
zamandır düşünüyordum” dedi. Bu arada annemler Üsküdar’da
oturuyorlardı bizde Bostancı’da ve biz yolumuzu uzatarak
eve geldik. Tabi yol boyunca bu konuyu konuştuk, planlar
yaptık. Nasıl olur, kim bakar vs. Sonunda bu işe karar
verdik. Zaten doğum kontrol hapını bırakalı bayağı olmuştu
ve diğer korunma yöntemlerini de hemen bir kenara bırakmaya
karar verdik. Ben hemen kitaplardan ve internetten araştırma
yapıp yumurtlama tarihimi hesapladım ve çalışmaya başladık
ve sanırım ilk denemede başarılı olduk.
Adet
günüm geçeli 3-4 gün olmuştu ve dayanamayıp evde yapabileceğimiz
bir test aldık ve testi Pazar sabahı yaparız demiştik.
Sabah 8’de uyandım gözüme tüm gece uyku girmedi diyebilirim.
Ve iki pembe çizgi belirdi ama çok net değildi. Ama
ben hamile olduğuma emindim.
İlk doktor kontrolüne bebeğim 3 haftalıkken gittik.
Henüz kalbi atmıyordu doktorum sadece gebelik kesesinin
belirdiğini söyledi. Bizde bunu herkese söyleyebiliriz
değilmi diye doktorumuzdan onay aldık. Ancak kalp atışları
başlamadan önce düşük olasılığı %25 miş. Ama bunu hiç
kafama takmadım bile. Yine de 1 ay sonra falan herkese
söyleriz dedik. Tam doktordan çıkıp arabamıza bindik
(tuhaf bir sevinç içinde) eniştemiz arabanın yanında
beliriverdi. (görümcemin eşi) burda ne işiniz var nereye
geldiniz falan dedi ve bir an birbirimize baktık ibo’yla
ve “baba oluyorum” diye hemen söyleyiverdi, bense nedense
o an cok utanmıştım. Hemen telefonuna sarıldı ve ablanı
arayacağım dedi tabi biz buna engel olduk biz söyleyelim
diye. Ve evettt o akşamdan sonra hızla tüm aile hamile
olduğumu öğrendi.
Tepkiler
birbirinden farklıydı. Babam boynuma sarılıp hüngür
hüngür ağladı annem şaşkın şaşkın bana baktı, ortanca
görümcem bana bir yumruk attı (çünkü ona şaka yollu
söylemiştik), küçük görümcem ise bu haberi tam ameliyata
girerken öğrendi. Bu haberi sevdiklerinize vermek gerçekten
çok keyifli bir iş. (çok uzun ve detaylı anlatıyorum
sanırım ama inanın yazdıkça o anları tekrar yaşıyorum)
Sonunda bebeğimiz 5-6 haftalıkken tekrar Dr. a gittik
ve pıtır pıtır atan küçücük bir şey gördük. O an neler
hissettiğimi tarif etmem mümkün değil. Ve bir ay sonra
tekrar gelmek üzere eve döndük. Ben günleri sayıyordum
bir sonraki kontrol için. Bebeğim 2.5 aylık olmuştu
ve ekranda deliler gibi dönüp duruyordu. Onu dakikalarca
seyretmek istiyordum ama bu mümkün değildi. Doktor karnıma
ilaç sürüp muayeneye başladığı an çok mutlu, şimdilik
herşey normal deyip ilaçları silmeye başlayınca ise
bir anda çok mutsuz oluyordum. Onu daha çok görmek istiyordum.
3.5
aylıkken cinsiyetini görürüz sevinciyle gittik doktora.
Bolca su içmiştim bu umutla. Ama olmadı ve bebeğim daha
da büyüdüğü için öyle cok rahat görünmüyordu. Bir ay
nasıl geçer diyerek eve döndük. Evettt büyük gün geldi
ve ben bir oğlum olacağını öğrendim. Doktordan önce
eşim” ben gördüm evet evet eminim erkek” dedi gözleri
parlayarak bense heyecanla doktorumun yüzüne bakarak
onay bekledim ve doğru olduğunu öğrendik. Ama hiç bir
zaman acaba yanlış mı gördük fikrine kapılmadık çünkü
utanmaz oğlum her seferinde bacaklarını açarak bize
heryerini gösterdi. Derken 5.5 ay, 6.5 aylık oldu oğlum
ve biz tatile çıkmaya karar verdik doktordan bunun için
izin aldık. Ve uzun araba yolculuğu önermediğini ya
uçakla ya da kısa mesafelere gitmemizi söyledi bu canımızı
sıkmıştı. Ama karar vermiştik Fethiye’ye gidecektik
ve sezon açılmadığı için uçak seferleri çok azdı ve
bize uymuyordu. Arabayla duraklaya duraklaya gitmeye
karar verdik ve çıktık yola. 2-3 saat gidiyor sonra
bir yerde duruyor çay içip tavla oynuyorduk (eşim ve
ben tavla hastasıyızdır da). Aksam olduğunda Muğla’ya
varmıştık. Ve gece orda bir otelde kaldık. Sabah tekrar
yola çıkıp Fethiye’ye vardık. Tabi ben gider gitmez
kocaman karnımla ilgi odağı olmuştum. Karnım zaten çok
büyüktü. Ama yol boyunca elim karnımda gittim diyebilirim
yarım saat oynamasa suratım asılıyor beklemeye baslıyordum.
Bu arada ibo’yu da boşuna telaşlandırıyordum.
Yüzmek
önce çok tuhaf geldi, ama oğlum ve ben ilk günün ardından
çok güzel yüzmeye başlamıştık. Havuz kenarında kayıp
düşeceğim diye çok yavaş yürür olmuştum. Sanırım 3.
akşamımızdı ve ben doğum yapacağımı sandım. Aşağıya
doğru tuhaf bir basınç hissediyordum. Ne yapacağımızı
şaşırmıştık. Etrafta tam teşkil bir hastane var mı bundan
haberimiz yoktu. Ve eğer oğlum doğarsa yaşama şansı
çok düşüktü 29-30 haftalıktı henüz. Korku dolu bir gece
geçirdik. Hareketlerini hissettikçe rahat bir nefes
alıyordum. Daha sonra bu durumun son aylarda çok normal
olduğunu öğrendik. Neyse sağ salim evimize vardık ama
şimdiki aklım olsa asla tatil uğruna bebeğimi tehlikeye
atmazdım.
Tatil
dönüşü tekrar kontrole gittik herşey normaldi yalnız
bebişimiz 20 gün kadar büyük ilerliyordu. Ama bunun
bir sakıncası yoktu simdilik. Doktorum diğer kontrol
için 18 Temmuz için randevu verdi ve yaklaşık doğum
tarihinin 9 Ağustos olduğun söyledi. Aman tanrım daha
çok vardı oğluma kavuşmama zaman geçmek bilmiyordu.
Bense tüm vaktimi anneler kulubundeki arkadaşlarla yazışarak
geçiriyordum. Ta ki doğum iznine çıkıp evde oturana
kadar. 23 Haziran’dan itibaren evdeydim. Oğlumun odasını
hazırlamıştık. Giysilerine kadar yıkayıp ütülemiştim.
Ama henüz doğum için çantam hazır değildi.
|