ANASAYFA
BİZ KİMİZ?
BİZİM HİKAYEMİZ
KATKIDA BULUNANLAR
İST.TIP FK. YENİDOĞAN
..... YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ
MİNİ SÖZLÜK
...
PREMATÜRELİK
* Yenidoğan dönemi ve prematürite
* Prematüre doğumun nedenleri
* Bebeğim ne kadar prematüre?
* En önemli doktor kontrolleri
* Prematüre bebeklerin takibi
......-Perinatal döneme ait bilgi
......-Büyümenin izlenmesi
......-Nörogelişimsel değerlendirme
......-İşitmenin değerlendirilmesi
* Prematüre bebeklerde beslenme
* Prematüre bebeklerde aşı
 
SAĞLIK SORUNLARI
* Görme Bozuklukları
......- Prematüre Retinopatisi(ROP)
......- PVL ve Görme Bozukluğu
....... (Serebral Görme Engellilik)
......- Serebral Görme Bozukluğu
.....- Serebral Görme Engellilikte
...... Erken Teşhis ve Hekimlik
* Solunum Problemleri
......- RDS(Resp. Distress Send.)
......- Kronik Akciğer Hastalığı
......- Apne
......- RSV(Res. Sins. Virüs Enf.)
* Sepsis
* Sarılık
* PDA (Patent Duktus Arteriosus)
* Nekrotizan Enterokolit
* Nörolojik Sorunlar
......- Nör.Sorunlara Genel Bakış
......- Kafaiçi Kanamalar
......- Periventriküler Lökomalazi
......- Hidrosefali
....
CEREBRAL PALSY/SPASTİSİTE
* CP nedir? Nedenleri nelerdir? İlk 6 ayda görülen bozukluklar nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?
* Normal Çocuğun Gelişimi
* CP'li Çocuğun Taşınması
* CP'li Çocuğun Bakımı
....
FİZİK TEDAVİ
* Vojta terapi yöntemi nedir?
....

GENEL BİLGİLER

* Yürüteç Kullanılmalı Mıdır?
* Anne Sütü ve Emzirme
* Fincanla Beslenme Yöntemi
 
LİNKLER
* Türkçe İçerikli Sağlık Siteleri
* Yabancı Prematüre Siteleri

UYARI!
www.prematurebebegim.biz web sayfalarındaki bilgileri hiçbir zaman doktorunuzun tıbbi deneyimi ile mukayese etmeyiniz. Her zaman doktorunuzun önerilerine uyunuz!


Tasarım Nükhet Demiray

 
* GİRİŞ SAYFAM YAP
* FAVORİLERİME EKLE
SİZLERİN HİKAYELERİ

EZGİ BALMUK

Ezgi, 32 haftalıkken 1030 gr. ve 38 cm. olarak dünyaya gelmiş. Ezgi'nin hikayesi prematüre bebeklerde göz kontrolünün zamanında yapılmasına dair çok önemli mesajlar içeriyor. Saadet Hanım'a bu önemli paylaşımı için çok teşekkür ederim.
Balmuk ailesine sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum. 16.10.2003
______________________________________
Saadet Balmuk, 15.06.1981 İstanbul doğumlu.
Kendimi daha hiç hazır hissetmediğim bir anda 6. haftalık anne adayı olduğumu öğrenmiştim. Çok zordu benim için. Böyle bir sorumluluğu alamayacağımı düşünüyordum. İlk üç ayım çok rahat geçti. Hiç mide bulantısı veya herhangi bir kanamam olmamıştı fakat o üç ay boyunca bir türlü içimdeki o canı kabullenememiştim. Aşırı duygusal ve psikoljik olarak zor zamanlar geçirmiştim. Eşimin çabalarıyla canımdaki cana alışır olmuştum. Bir de sürekli gittiğim bir doktorum olmamıştı. Kimseye güvenip çoçuğumu ve kendimi emanet edemiyordum. Hep en iyiyi arıyordum çünkü uyum sağlayamıyorduk.. Kontrollerine sürekli gittiğim doktor bendeki hipertansiyonu anlayamadı malesef.
Fakat belli bir süre sonra aşırı kilo alımı ve vucudumun su toplayışı onu endişelendirmişti. Her neyse, bir müddet ona gitmemiştim tabi bu arada çalıştığım için artık vücudum bu yorgunluğu kaldıramıyordu ve zaten yeni gittiğim doktor hemen izine ayrılıp istirahat etmem gerektiğini sürekli tansiyonumu kontrol ettirmemi de istemişti. 07/06/2003 akşamı aşırı derecede baş ağrım vardı ağırlaştığım için her an bir şey olur korkusuyla annemlerde kalıyordum. Gece 03:00'e kadar uyayamadım. Eşimi uyandırıp aşırı derece başımın ağrıdığını söyledim. Bende de sinüsit olduğundan dolayı oda sinüsitten kaynaklanan bir baş ağrısı olduğunu düşünerekten uyursan geçer dedi. Hep deuyuyunca geçerdi baş ağrım. Ancak daha yastığa başımı koyduktan beş dakika sonra ağzımdan köpükler gelmeye başlamış eşimde uyanık olduğu için sesi duyar duymaz beni uyandırmaya çalışmış ama bir tepki vermeyince bağırıp evdekileri uyandırmış. Hemen beni en yakın hastahaneye kaldırmışlar. Tansiyonum o gece 25/12 olmuş ve ilk krizimi evde geçirmişim. İkinci krizi de hastnede geçiyormuşum. Doktor "acil anneyi ameliyata almamız gerek yoksa felçlik krizi geçirebilir çoçuğu artık unutun anneyi kurtarmamız lazım" demiş. Her neyse doğum gerçekleşmiş fakat biricik kızım mosmor bir halde ölü doğmuş ve 1 saat sonra kalbi atmaya başlamış. Ben iki gün yoğun bakımda kaldım ve kızımı beş gün sonra gördüm. onu öyle cihazlara bağlı baygın bir şekilde yatarken görmek bir anne için en acı şeydi. 32 hatfalık 1030 gr 38 cm dünyaya gelmişti çoğu prematüre çocuk gibi onun da solunum sıkıntısı vardı. İki hafta solunum cihazına bağlı yaşadı. H içbir zaman iyi olacak diye birşey duymamıştık doktorlardan. Fakat kızım büyük bir mücadele örneği göstererek 1340 gr olarak 2 ay sonra evine gönderildi. Bu süreçte her hastaneye gidişimde kötü bir haber alır ağlayarak evimin yolunu tutardım. Sütüm bile bu yüzden gitmişti çok üzülüyordum evladımı öyle görünce. Hiç emzirememiştim. Onun üzüntüsü de ayrıca beni çok yıpratmıştı. Ve daha 2 saate kalmadan ciğerine mama kaçtı. Ayağını sıkıyorduk hiç tepki vermiyordu mosmor oldu bir anda hemen hastaneye götürdük ve tekrar küveze konuldu. 2 hafta aynı şekilde hastanede yattı. Ben yine üzüntüden yıkılmıştım. Eve döndüğümüzde ise bütün beyin göz ve kulak kontrollerinin yapılması gerekiyordu. En korktuğum gözleriydi. Beyninde hiçbir sorun yoktu, kulakları da yeterince dışarıdaki sesi alabiliyordu, fiziksel olarak da herhangi bir sorunu yoktu ve kızımı göz hastanesine götürdüğümde cerrahpaşaya gelmesini ve nesi olduğunu sormamı söyleyen bir prof. kontrolunu yaptı. Daha sonra Cerrahpaşadan randevu almıştım ve kızımı götürecektim fakat bir öncesi kızımın solunum sıkıntısı fazlalaşınca onu acile kaldırmak durumunda kaldık ve tekrar bebeğimizi elimizden alıp yoğun bakıma yatırdılar. 10 günde orda yattı. Çıkmadan bir göz doktoruna gösterdik çünkü cerrahpaşaya götürememiştim kızımı. Oradaki doktor çoçuğun acil ameliyat olması gerektiğini ve şu anki göz doktoruna bizi yönlerdidi. Ertesi gün kontrole gittiğimizde kızımın artık bir gözünün göremeyeceğini ve diğer gözünü de kaybetmek üzere olduğunu öğrendik. 24 saat içerisinde acil ameliyata alınması gerekiyordu fakat solunum sıkıntısından dolayı kalbi durabilirdi. Elimizden hiçbirşey gelmiyordu. Sadece solunumun bir an önce rahatlaması ve gözünün birinin kurtulması için ameliyata alınmasını bekliyor allaha dua ediyorduk. Herşey yoluna girerken gözünün bir daha göremeyeceği bizi tamamiyle yıkmıştı. Ve kızım ameliyat olup 7 gün yoğun bakımda yattıktan sonra evine tekrar dönmüştü. Eğer Cerrahpaşaya çocuğu getirin nesi var diye sormayın diyen o prof. doktor bana çocuğumun gözünün kör olacağını söyleseydi biz onu o gece solunum sıkıntısından dolayı acile bırakmaz gözü için uğraşırdık. Ne yazıkki bunları tahmin edemediğimiz için bizim yapabileceğimiz sadece o anki solunumunun rahatlaması ve çocuğumuzun acı çekmemesiydi. Daha sonra da öğrendik ki acilde yattığı o 10 günlük süreçte gözüne müdahale edilseydi kızımın şu an görmeyen gözü çok net olmasa da ameliyatla görebilecekti. Hiç sansı yoktu yavrumun. Göz kontrollerine sürekli gidiyoruk ama diğer gözünün de çok net görmeyeceğini okula gidemeyeceğini de öğrenmiştik. Artık sadece şükrediyoruk daha kötüsü olmasın diye. Hep korkardım gözünden ve korktuğum da başıma gelmişti. Ventolin tedavisine de devam ediyorduk ama daha hastahaneden çıkalı bir ay olmamıştı ki yine mosmor bir şekilde ağzından köpükler gelir bir vaziyette acile götürdük. Oksijen tedavisiyle 5 gün daha yattı hastanede ve artık ne kızım ne ben hastaneye düşmek istemiyorduk. Onu tam avuçlarımın içinde hissederken hep avuçalarımın içinden kaydı. Çok zor zamanlar geçirdik. Eşim de ben de tam kazanmışken kaybetmenin ne demek olduğunu anladık. O yüzden hep şükrettik daha kötüsü olmasın diye. Kızımla sadece 1 ay zaman geçirebilmiştim ama herşeye rağmen allaha bin şükür solunum sıkıntısını da atlatık. Artık 3700 gr. 51 cm ve 4,5 aylık oldu kızım. Umarım yavrum için artık hep iyi şeyler olur. Bir daha sağlığıyla ilgili hem onun canını yakacak hem de bizi üzecek hiçbirşey yaşamayız.
Hamileliğimin ilk zamanlarında alışamadığım sana, şimdi yerine bir daha konulamayacak o kadar büyük sevgiyle bağlıyım ki birtanem.
Dünyanın en mutlu annesiyim çünkü senin gibi yaşama dört elle sarılan bir yavruya sahibim.
Seni çok seviyorum kızım.....
Saadet Balmuk 16.10.2003
Saadet Hanım'a e-mail göndermek isterseniz tıklayın....