|
Fakat
hamileligimin 4.haftasinda kanamam geldi. Cok korkmustum,
hemen hastaneye gittik. Baktilar anlayamadilar. Ertesi
gun kanamam gecmeyince tekrar baska bir hastaneye gittik.
2 gun ayni hastaneye gidip muayene oldum sonrada bebek
dusmus dediler ama ertesi gun ultrasonda bebek yasiyordu.
Bu maceramiz yani hastaneye kosmalar bebek dustu yok
yok yasiyo laflari tam hatirlayamasamda galiba bi 10
kere falan yasandi. Her seferinde bebek dustu diyorlar
ve biz kari koca aglamaya basliyoruz, ertesi gun yasiyor
dediklerinde sevince boguluyoruz. Baktik bu boyle olmayacak
ben depresyona girmeye basladim. Turkiye' ye gitmeye
ve orada gostermeye karar verdik. Turkiye' ye geliste
doktorla konusana kadar hic iyi degildim. Doktorum
ilk dinlediginde ikiz bebeklerin varmis ve sen birini
dusurmussun anladigim kadariyla dedi. Sok olmustuk peki
neden bunu anlamamislardi ve bize cile cektirmislerdi!
O gunden sonra doktorum hic kalkmadan 3 ay yatak istirahati
verdi. Cunku diger bebegimin de dusme ihtimali vardi.
Hergun igne oluyor ve folik asitimi ihmal etmiyordum.
Hamileligimin
5. ayinda kanamalar durmus, hersey giderek normala donmeye
baslamisti. Ben de evimi ve esimi cok ozluyordum doktorumdan
izin alarak Moskovaya geldim. Geldikten 1-2 gun sonra
akinti gelmeye basladi fazla ustunde durmadim cunku
akinti olmasi normaldi. Fakat miktari giderek artiyordu.
Ultrasona girdigimde bebegimin saglikli oldugunu goruyorduk
ama Rusya'daki doktorlar suyun azaliyor diyolardi, bakmamiz
lazim! Buradaki doktorlara guvenim hic kalmadigi icin
onlara inanmiyor "yok canim nerden cikariyolar
gene bilmiyolar" diyordum. Bu arada kendi doktorumlada
irtibat halinde oldugum icin kendimi guvende hissediyordum.
Moskova'dan hamileligimin 26. haftasinda ayrildim. Turkiye'ye
geldigimde doktorum neden erken dondun, biraz daha kalsaydin
ya dedi…
Gelisimin
ustunden 4 gun gecmisti ki ben hastanedeydim. O gun
(pazar) sabah saat 8.30 gibi uyandigimda usuyordum.
Ustumun acik oldugunu zannedip ortmeye calisirken yatak
cok soguk geldi, bir iki saniye sonra da cok islak geldi.
Kendime geldigimde her tarafin su icinde oldugunu gordum.
Avazim ciktigi kadar “ANNEEE” diye bagiriyordum. Hemen
doktorum hastaneye gelmemizi soyledi. Hastaneye geldik
beni yatirdilar, kontroller yapildi. Ultrasonla bebegime
baktik,k alp atislari dinlendi. Doktorum normal dogum
hareketleri baslayana kadar bekliyecegiz dedi. Hastanede
5 gun yattim. Bu 5 gun icinde devamli suyum geliyordu
ama icerde bebegin yasayabilecegi kadar yeterli suyun
bulundugunu soyluyordu doktorum. Surekli kalbini dinliyor,
bebegime yalvariyordum…”LUTFEN BEBEGIM HIC ACELE ETME,
BEN ZATEN HEP BURDAYIM GUNUNDEN ONCE SAKIN CIKAYIM DEME
LUTFEN”
Bu arada bizim icin her dakikanin her saniyenin onemi
vardi. Cunku onumuzdeki her zaman dilimi, bebegimin
yasamasi icin arti etkendi.
Bu
arada bir problemimiz vardi. Ozel hastanelerde maalesef
babek bakim uniteleri bizim premature bebeklerimiz icin
yeterli donanima sahip degil. Benim kaldigim hastanede
de olmadigi icin doktorum surekli olarak hastane isimleri
oneriyordu bana. Fakat ben hangisini soylesem, irtibata
gecildiginde yerlerinin olmadigini alamayacaklarini
soluyorlardi.Zaten elimizde topu topu 4 hastane vardi.
(Izmirde premature yogun bakim unitesi olan tam donanimli
sadece 4 hastane var.)
En
sonunda birisi kabul etmisti, Doktor Behcet Uz Cocuk
Hastanesi. Buna gore bebegim dogacak ve hic vakit kaybetmeden
ambulansla diger hastaneye gidecekti.
O gun kanamam geldiginde doktorumun yuzundeki ifadeyi
hic begenmemistim. Bana herseye hazirlikli olmami soyledi.
Ben zaten hastaneye yattigimdan beri ruhsal olarak hic
saglikli degildim. Devamli agliyor, sanki bebegime hic
kavusamiyacakmisim gibi, karnima sarilip SAKIN CIKMA,SIMDI
OLMAZ… diye haykiriyordum.
Bu
sirada doktorum 27. hafta dolmadigi icin yasamasindan
emin degildi. Bu nedenle dogduktan sonra vakit kaybetmek
istemiyordu. Ege Universitesine gidecegimi, dogumun
orada olacagini bebegin de dogduktan sonra hemen orada
kuvoze konulacagini soledi. Doktoruma alismistim bu
yuzden de baska bir doktor tarafindan dogumumun yapilmasini
pek istemiyordum ama elimden de birsey gelmiyordu. Sonucta
onemli olan ben degil biricik bebegimdi. Doktorum herseyi
ayarladigini beni beklediklerini soyledi. Hemen ambulansla
Ege Universitesine gittik bu sirada hala kanamali, kollarimda
serumlar vardi, kendimi cok ama cok kotu hissediyordum.
Hastaneye vardigimizda orayi su basmisti ve beni kabul
edemiyeceklerini solediler. Su anda bunlari yazarken
sanki bir baskasi yasamis da ben onun agzindan yaziyormusum
gibi ama o an sanki olecekmisim gibi hissediyordum.
Doktorumu aradik hemen geriye gelmemi soyledi. Bu arada
vakit geciyordu, kanamam devam ediyor ben ortaliklarda
heran enfeksiyon kapma ihtimali ile surekli tedirginlik
icindeydim. Hastaneye geldik hemen doktorum kontrollerini
yapti, kalbini dinledik, suyuna bakildi fakat kanamanin
plazmadan geldigini gordugu an dehsete kapildik ve hemen
ameliyata alindik.
Epidural
anestesi ile bebegimin agladigi duyup onu gordugumde
cok fazla zaman gecmemisti. Ufacik 1.300 gr dogan oglum
cok ama cok guzeldi. Ben ona dokunamadan diger hastaneye
gitti. Yekta Eren yaklasik 45 gun kuvozde kaldi. Biz
cok sansliydik cunku Erenin akcigerleri gelisimini tamamlamisti
bu yuzden solunumda problem yasamadik. Premature bir
bebek olarak korkularimiz cok oldu fakat o bizi hep
sevindirdi. Cok sukur Allahima onu bana verdi. Oglum
suan 16 aylik 10 kilo, 82 cm. Motor hareketlerinin hepsini
yapiyor. Eren'de D vitamini eksikligi oldugu icin devamli
D Flor kullaniyorum. Yemek yemegi fazla sevmedigi icin
cok ugrasiyoruz. Biraz zayif fakat ortalamanin altinda
da degil. Her ay kontrolleri yapiliyor ve doktoru gelisiminden
memnun. Onceleri acaba yasitlarina yetisir mi?, acaba
algilamada problem yasarmiyiz?, gibi bircok endisem
vardi fakat simdi anliyorum ki bunlarin hic onemi yok.
Saglikli olmasi yeterli.
Yasadigimiz bu gunlerin bana ogrettigi tekbirsey var
o da;
SEVGININ
YENEMEYECEGI HICBIR GUC YOK.
Hepinize
sevgi ve saglik dolu gunler dilerim.
Esra Kazanç 31.03.2003
|