|
|
| .... |
|
CEREBRAL
PALSY/SPASTİSİTE
|
|
|
| .... |
| FİZİK
TEDAVİ |
|
|
|
UYARI!
|
|
www.prematurebebegim.biz
web sayfalarındaki bilgileri hiçbir zaman doktorunuzun tıbbi deneyimi
ile mukayese etmeyiniz. Her zaman doktorunuzun önerilerine uyunuz!
|
|
|
|
|
|
|
|
YOSİ
OJALVO
|
| . |
| Yosi,
35 haftalıkken 2200 gr. ve 42 cm. olarak doğmuş. Fakat
annesinin hamilelik öncesi hikayesi oldukça az rastlanılan
türden. Vivet hanım'a hikayesini bizlerle paylaştığı
için teşekkür ediyorum. |
| . |
| Vivet
Hanım'a, oğlu Yosi ve tüm ailesiyle birlikte sağlık ve
mutluluklar diliyorum.... 20.10.2002 |
| __________________________________ |
| Vivet
Ojalvo, |
|
 |
Merhabalar,
Benim hikayemi ben biraz daha farklı görüyorum. Başlangıcı
çok değil 1 sene öncesine dayanıyor. Evleneli henüz 3
ay olmuştu ki farkında olmadan idrar yolları enfeksiyonu
olmuştum. Antibiyotikle, ilaçla ilk ayı geçirdik (iki
ay arka arkaya başıma geldi). İkinci ay ise biraz daha
şiddetliydi (geceyarısı beni acile götürtecek derecede).
|
| O
zaman doktoruma gittim. Kendi muayenesinden sonra bir
üroloğa görünmemi söyledi. Biz de (eşim ve ben) üroloğa
gittik. Doktorun istediği ultrasonda sağ tarafımda böbrek
olmadığı anlaşıldı. |
 |
Kesinleştirebilmek
için ilaçlı böbrek filmi çekildi. Çünkü böbrek doğuştan
oluşmamış olabilirdi, çok küçük ve başka bir yerde bulunuyor
olabilirdi v.s. Film sonucu doğuştan oluşmadığı anlaşıldı.
Jinekoloğuma söylediğimiz zaman ise benden rahim filmi
istedi. Bunun sonucunda ise tek böbreğimin olmayışına
bağlı olarak tek yumurtalık ve tek kanalın olmadığını,
bütün bunlardan dolayı da varolan tek yumurtalık ve tek
kanalın ucunda yarım bir rahmin olduğunu gördük. |
| Peki
şimdi ne olacaktı? Doktoruma ilk sorduğum soru hamile
kalabilecek miyimdi. Sevindirici olan yan kanalım açıktı,
yani hamile kalmama bir engelim yoktu. Ancak bu hamilelik
ne kadar sürebilirdi bunu bilmiyorduk. Doktorum açık bir
şekilde olabilecek bütün olasılıkları sıraladı ve kendi
dahil hepimizi panik döneminin içine soktu ): |
|
1)İlk
seferki denememde düşük yapabilirdim (Ancak yapacağım
bir veya birden fazla düşük rahmi rahatlatacak ve biraz
daha genişlemesini sağlayacaktı).
2)Erken doğum yapabilirdim.
3)Hiçkimsenin düşünmek bile istemiyeceği sakat doğum
gerçekleştirebilirdim.
Ben
ailemin tek çocuğuydum; kardeşim olmadığı için herzaman
çocuklara aşırı ilgim vardı. Daha 22 yaşımdaydım, bebekleri
ve çocukları da bu kadar çok seviyordum. Duyduklarım
beni biraz!!!!! yıkmıştı. Eşimle çocuk konusundaki planlarımızı
biraz öne almaya karar verdik.
|
| Olasılıklar
arasında düşük olasılığı olunca harcayacağımız her an
çok önemliydi. Ve ocak ayından itibaren benim, eşim, ailem
ve en büyük sorumluluğu taşıyan doktorum için kalp çarpıntılarının
heyecanın ve büyük stresin startını verdik. Kontrollerime
her ay düzgün şekilde gidiyordum. Hamileliğimin 4. ayından
itibaren işten ayrılıp evde oturmaya başladım. Doktorum
mümkün olduğu kadar bu dönemlerimi yatarak geçirmemi dinlenmemi
söylüyordu. Şimdilerde doktorum |
|
| dahil
kimseyi dinlemediğimi itiraf edeyim (zaten herkes bunun
farkındaydı hatta doktorum bana inanmadığını direk belli
ederek kontrollerde dinlenip dinlenmediğimi eşime sorardı).
Hakkımı yememek lazım onların dediği gibi bütün günüm
yatakta geçmiyordu ama çok fazla da yorulmuyordum. Tabii
burda hakkı yenmeyecek başka biri de eşim Moşe idi. Her
konuda ve her işte bana yardımcı oluyordu. Herşey çok
iyi gidiyordu (hatta beklenilenden kat kat iyi), istenen
testler temizdi. Ancak bütün doktorların söylediği erken
bir doğumun kesin olduğuydu. Yani bütün hamilelik boyu
hepimiz ha bugün ha yarın diye diken üstündeydik. 5.
veya 6. aydan itibaren doktorum bebeğin içerdeki gelişiminin
1 hafta 10 gün kadar geride olduğunu söyledi. Bu gerilikler
6 haftaya kadar normal sayıldığı için kafaya takılacak
bir problem değildi. 34. haftayı bitirip 35. haftanın
ortasına gelmiştik. Bebeğimin içerdeki hareketleri hissedilir
derecede azalmıştı. Doktorumu aramaya çekinmiştim ama
baskılar sonucu aradım (iyiki de aramışım yoksa Yosi şu
an bizimle olmayabilirdi). 19 Ağustos'da doktorumu aradım.
20 Ağustos'da kendisine gittim. Bebeğin kalp atışlarını
dinlemek için beni makineye bağladılar. Sonuç pek beğenilmemişti.
Bu sefer doppler ile bakıldı. Plasentam kireçlenmişti.
Fazladan geçirilecek birkaç gün bebeğin hayatını riske
sokabilirdi. Ve 21 Ağustos'ta beni ameliyata aldılar.
Ultrasonda görülenden 100gr. fazlasıyla (100gr. fazlalığın
ne kadar büyük bir olay olduğunu insanı ne kadar sevindireceğini
tahmin edresiniz) 2kg.200gr. 42 cm.olarak oğlumuz Yosi
dünyaya merhaba dedi. Kilosu düşüktü ama yine de fena
sayılmazdı. Esas kuvöze alınmasını sağlayan problem akciğerlerde
idi. Saat 15:30'da doğum yapmıştım ve oğlumu kuvöze aldıkları
için yanıma gelemiyordu. Benim dışımda herkes O'nu görmüştü.
Ben de oğlumu görmeden uyumucam diye inat ettim ve akşam
23:15 civarı yürüdüm. Tabii bu inadım sayesinde gaz |
 |
problemi,
tuvalete gitme gibi problemleri çekmedim. Çok şükür beklenenden
kat kat iyi bir zamanda ve iyi bir durumda gelmişti; ama
yine de O'nu kuvözde o halde görmek beni epey etkilemişti.
Hele doğumdan sonraki 3. gün kandaki oksijenin azalması
sonucu bağlandığı makine benim oğlumu da almadan hastaneden
çıkmayacağım kararını almamı sağladı. Böylece 12 gün kadar
kısa bir sürede (bize 12 yıl gibi gelen) Yosi ile birlikte
hastaneden çıktık. Çok şükür hepimiz iyi ve mutluyduk. |
| Eğer
beni hoşgörürseniz bu mutluluğumuzu bize sağlayan birkaç
isme burdan teşekkürlerimi yollamak isterim: Başta hamileliğim
boyunca bizimle aynı stresleri ve heyecanları paylaşan
ve Yosi'yi bize kazandırmakta büyük emeği geçen Sn.Op.Dr.
Hemi Elkabes'e ayrıca Sn.Prof.Dr.Kılıç Aydınlı, Florance
Nightingale Hastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesi ve
çocuk polikliniği sorumlusu Sn.Uz.Dr.Nazmi Ataoğlu'na,
yenidoğan yoğun bakım ünitesi ve 3. kat hemşire ve personeline
sonsuz teşekkürler.
Vivet&Moşe&Yosi
Ojalvo (20.10.2002)
|
|
|
|